Öğrenci Yorumları

''Bir gün geldiğinde birisinin elinden tutmaya ihtiyacım vardı, tek başıma yol alamıyormuş gibi hissediyordum. Ayşegül'üm, bana o ihtiyacım olanın kendi elimden tutmak olduğunu gösteren yüzümdür..''

 

   Bu 1 yıl içinde, farklı zamanlarda Ayşegül'den birebir Farkındalık Seansları aldım. Bu seanslara başlamadan önce, hep bir yere varmaya çalışıyor hissi içindeydim. Seanslarla birlikte aslında beni dönüştürecek şeyin, yolda olmak ve bu yoldan keyif almak olduğunu farkettim.. Bir yere varmak istemiyordum artık çünkü zaten yolda olmanın farkındalığı içimde çiçekler açtırıyordu.. Her anım kıymetliydi ve ben zaten bu farkındalığımla,sevgimle şu an olduğum Simge'yi her an daha iyi bir yere taşıyordum.. ve bu hallerime aşık oluyordum.. Bu anlattıklarım hala böyledir..

 

   Bu seanslarla, kalbimi hızlandıran, keşfettikçe mutluluktan gözlerimi dolduran bu mükemmel evrensel sisteme dair bilgileri Ayşegül'üm aracılığıyla keşfetmeye devam ediyorum..

 

    Eğer yolun bir yerde Ayşegül ile kesişiyorsa, 

    Bu, sevgi dolu bir keşif yolculuğuna davettir..

 

Seni Seviyorum!

Simge K.

Ayşegül ile tanışmam Instagram’da dolanırken olmuştu sanırım. Yaklaşık 2 yıl önce, yazıları ve paylaşımları ne kadar ilginç diye düşündüğümü hatırlıyorum. Bu süreçte kendi spiritüel yolculuğum da başlangıç evresindeydi bu yüzden onun paylaşımlarını okudukça “evet şu an burada bunu okumalıymışım” diyordum. Bazı şeyleri tam anlayamasam da, Instagram akışımda Ayşegül’ün paylaşımlarını görmek bana huzur veriyordu. Daha sonra pandeminin başlaması ve online etkinliklerin artmasıyla beraber farklı sohbet gruplarına dahil oldum, çakralarla ilgili minik eğitimine katıldım. Hala hatırlarım, “yardım etmek”le ilgili sohbetine katıldığımda söylediği şeyleri. İlk olarak o zaman hayatımda bir şeylerin değiştiğini, yaşadığım şeyleri farklı bir açıdan görmeyi başardığımı anlamıştım. Daha sonra zaten Luna Çemberleri serüvenleri başladı…Yaklaşık 6 aydır kaçırmadan katılmaya çalıştığım çemberler. Bu çemberlerde tanıştığım insanlar ailem gibi oldu. 2 haftada bir görüşsek de hep yanımda gibi hissettirmeye başladılar. Her çemberde Ayşegül’ün anlattığı konular benliğime o kadar zamanında ve olması gerektiği gibi ulaşıyordu ki her seferinde buna şaşırıyordum. Çemberdeki birinin paylaştığı bir şey, benim hissettiğim bir başka şeyi tamamlıyordu.  Duygu ve hislerimin açığa çıkmasında, onları anlamam ve kendim tanıyıp kabul etmem adına daha önceden hayal bile edemeyeceğim bir yol oldu bu çemberler. Ağlayamadığımda beni ağlatan, gülemediğimde güldüren bir yerdi. Neye ihtiyacım varsa ben anlamasam da diğer herkesin enerjisiyle bir şekilde bana iyi geliyordu. Her çemberde yaptığımız meditasyonlar, beni farklı bir yere götürüyor ve kendime anlatmam gerekenleri bana anlatıyordu. Oldu ki işim var bir çembere katılamayacağım, kendimi çok kötü hissediyordum ne kaçıracağım diye. Ama sonra Ayşegül’ün “Demek ki bu çemberde konuşulacakların zamanı değilmiş, tekrar kavuşmayı niyet ediyoruz.” demesi bile içimi bir huzurla dolduruyor ve bu cümleden bile kendime bir sürü şey çıkarıyordum. Ayşegül’le ve tabiiki onun sayesinde tanıştığım diğer insanlarla yolum kesiştiği ve beraber yürüdüğüm için çok minnettarım. Katılmak istediğim daha çok şey var ama henüz zamanı değil sanırım, kavuşmak için niyet ediyorum ben de. Ayşegül’ü yüz yüze tanıma fırsatım olmadı ama, onu uzun zamandır tanıyormuşum gibi hissediyorum. Bu minik ailenin bir parçası olmaktan çok mutluluk duyuyorum. Bu yolda beraber yürüdüğüm herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Tüm sevgimle…

 

İlayda G.

Ayşegülle tanışmam reikiye çekim hissettiğim ve merak ettiğim bir zamanda oldu. O zamanlarda Ayşegülün instagramda hikayesinde reiki seanslarıyla ilgili bilgi paylaştığını gördüm ve hemen gitmeliyim dedim. Ayşegüle yazıp ondan randevu aldım. Randevum pandemiden önceydi ve Ayşegülle yüzyüze tanışma fırsatım olmuştu. Ayşegülü gördüğümde gördüğüm şey enerji alanından evrene yaydığı beyaz ışıktı. Bunu görmek ve tanık olmak beni ayrıca mutlu etmişti. Sonra Ayşegülle sohbet edip tanıştıktan sonra reiki seansımıza başladık. Ayşegül reikiyi aktarırken enerjinin bedenimde akmış olduğu yönü hissediyordum.Reiki aktarımı bittikten sonra Ayşegül bana çakralarımın açık olduğunu fakat kök çakramda biraz kapalılık olduğunu ve bunun sebebini söylemişti.Çok şaşırmıştım yıllar önce yaşadığım beni çok inciten deneyimimi söylemiş olmasına ve o anda gözyaşlarım durmaksızın akmaya başlamıştı. Meğer ben geçti diyip üzerini kapatmışım ama o yara çok derimlerimde hep kalmış. Ayşegül ise içimi ferahlatan birkaç cümlesiyle bu deneyimimden özgürleşmem için bana katkı sağladı. Ve o gün evime tüy gibi hafiflemiş hissiyle döndüm. Reiki seansımın üzerinden aylar geçmişti ve hissetmekten dolayı çok mutlu olduğum evrensel enerjiyle arama engel olarak korkuyu yaratmıştım. O kadar büyük bir korku ki içinde kayboldum ve hissettiğim zamanlarda ölmeyi dileten bir korkuydu. Ayşegüle yazıp  hissettiklerimi anlattım telaşlı bir şekilde napıcam Ayşegül yine hissedicem napıcam bişey söyle bana dedim. Ayşegül tek ihtiyacın "Ben tam ve bütünüm" dedi. Farkındalık seansımız başlayana kadar dilimden düşmedi söylediği cümle.Farkındalık seansımıza başladık ve korkumu panik atak olarak adlandırdık ve panik atağımı seanslarda derinlere inip konuşarak sohbet ederek iyileştirmeye başladık. Seanslarda kimseyle paylaşmak istemediğim her konuyu Ayşegülle rahatlıkla paylaşabildim. Her hafta sihirli bir saat zaman dilimi deneyimliyormuşum gibi hissettim. Çünkü seanstan sonra  içimden  çıkarıp paylaştığım problemlerimin uçup gittiğini fark ediyordum. Seanstan sonraki günlerde  önümüzdeki seans gelsin diye heyecanla bekliyordum  çocuk gibi:) Ayşegülle farkındalık seansları sürecimde yaratmış olduğum olduğum korkum azaldı tamamen geçmedi ama cılız bir hale geldi. Her zaman  hissettiğim korkuyu çok nadir hissetmeye başladım. Küçülen korkumun kalan şifasını yogadan alacakmışım ki içimde güçlü bir çağrı hissettim. Ayşegüle seansta Ayşegül ben yogaya başlama zamanımın geldiğini hissediyorum dedim. Ayşegül de yogada yeni bir grup açtım ve boşluğumuz var katılabilirsin dedi. Ve yogaya başladık ben aşık oldum yogaya. O kadar güzel ki yoga akışımız, evrenle birlikte ruhum dans ediyormuş gibi hissettim. Ama yogadan aldığım bu hissi sadece Ayşegülden öğrendiğim ve onunla yaptığım yogada hissettim. Ve yoga sürecimizde küçülen korkum için yogadan şifamı aldım. Tüm bu süreçte kendime döndüm ,kendi gücümü buldum, negatifin pozitife evrilişini deneyimledim. Tüm bunları Ayşegülle birlikte yaptık. Ayşegül benim dışsal realitemde yaratmış olduğum, seçtiğim rehberimdi. Beni içimdeki rehberimle buluşturan her zaman O' nu işaret eden gerçek bir rehberdir. Ve her zaman istediğim her konuda danışabildiğim bir arkadaş oldu bana. Seni seviyorum ve iyi ki varsın Ayşegülcüm.

 

Ezgi Y.

Sen ilk karşıma çıktığında enerjin çok iyi hissettirmişti. Hiç tanımıyorken bile sana bakmak okumak öyle iyi hissettiriyordu ki. Bi akşam seni rüyamda görmüştüm. Zaten çok sık görüyorum. O zamanlar sen Amerikadaydın bende yanına geldiğimi görmüştüm rüyamda. Bana ışığınla deatek veriyordun. Seni gördüğümü yazdım sana mesaj beklemiyordum sen cevap yazdın bana. Çok sıcak hissetmiştim. Sanki yıllardır tanıyor gibiydim seni. Sende kendimi gördüğümü farkedecek seviyede değildim o zaman belki. Sonra ilk grup sohbetlerine katılmıştım. Çok farkındalık katmıştı bana. İçimde bildiğim ama anlamadığım şeyleri daha iyi anlamamı sağladı. Benim dönüm noktam diyeceğim bir yılda tanıdım seni ve bu sohbetlerde yoluma ışık oldu. Sonrasında ilk online ama yüz yüze görüşmemiz ateş çemberiyle olmuştu. Gerçekten olmam gereken zamanda katılmıştım o çembere. Ufakta olsa yoga ile ilgili bile doğru  bildiğim yanlışları öğrendim seninle. Hayatın yetişmeye çalışmak değil yavaşlamak olduğunu, her ruhun yolunun kendine özel olduğunu ve nasılda bir olduğumuzu hepimizin birbirine ayna olduğunu öğrendim. Geçmişi affetmeme ve bırakmama yardımcı oldu çemberler. Bir sürü güzel ruhla önyargısız temiz ışıklı yollarda yürüdük. Bunlar için sana ve kendime minnettarım. İyiki tanıdım seni. Şimdilik rüyarlarda buluşmaya ve zamanı tekrar geldiğinde seanslarda görüşmeye sarılmaya.. Seni seviyorum. Kız kardeşim..

 

Tuğçe Y.

Bir yıla yaklaşan bir süredir farkındalık seansları alıyorum. Benim için zor olan bir süreç esnasında bu seanslara başladım. Açıkçası başlarken ne beklemem gerektiğini çok bilmesem de sevgili Ayşegül’ü sosyal medyada bir süredir takip ettiğim için sıkışmış ruhuma iyi geleceğini hissetmiştim. Ve öyle de oldu. Zaten bir süredir kendi kendime yolculuk etmeye çalıştığım spiritüel alanda Ayşegül’ün bana dokunuşuyla farkındalıklarım arttı, ilerleyişim kolaylaştı. Bazen kendimle, çevremle ilgili fark ettiğim yüzeysel şeylerin derinini gördüm bazen de hiç düşünmediğim konularda yeni farkındalıklar edindim. Bu uzun sürede hayatımda değişiklikler de oldu ve şimdi dönüp baktığımda o süreci farkındalıkla atlatabilmeme destek için canım Ayşegül’e çok teşekkür ediyorum. Tabii ki hayat içerisindeki süreçler sürekli değişiyor, her zaman zor ya da kolay değil ama her anımızda yeni farkındalıklara açık olmamız gerek. Seanslarımız bana sadece belli bir konuda değil, hayatın her anına farkındalıkla yaklaşmak gerektiği farkındalığını kattı. Böylece zamanla seanslarımızın etkisi sadece seans içinde konuştuğumuz konuda kalmayıp hayatımın içine genişlemiş oldu.
Canım Ayşegül’üm, ışık dolu güzel ruh, varlığın ve seanslarımız için çok teşekkürler.

 

Ece P.

“Dayanamıyorum” demiştim, “Bir çözüm olmalı, bir çıkış yolu olmalı, böyle olmamalı…” 

 

İşte tam da hayatımın bu noktasında var ettim Ayşegül’ü. Belki bu yolculuğa çıkmadan önce yazıyor olsaydım bunları, yollarımız kesişti veya karşılaştık derdim. Ama biliyorum ki, evrende hiçbir şey tesadüfen olmuyor ve biliyorum ki evrende bizden başka kimse yok. Kim varsa karşımızda, ne yaşıyorsak, hepsi bizim içimizde var olup dışımıza yansıyor. Hiçbiri bize karşı değil, hepsi bizim için ve zaman zaman bize rağmen oluyor. Bu yüzden akışla ilerlemek gerekiyor, çünkü akıntı bizi hep daha ileriye taşımak için var bu yolculukta, bizim onun aksine gitmeye çalışmadığımız her an, o bizimle birlikte, bize paralel, bizim arkamızda. Bütün mesele o kayığa binmeye cesaret etmek, bütün mesele o ilk adımı atmak, bütün mesele bu yolculuğa çıkmak ve o akıntıya bırakmak kendini. 

 

Tüm bunları ve daha bir çoğunu Ayşegül öğretti bana. Hiçbir zaman anlayamayacağımı, kabul edemeyeceğimi düşündüğüm öğretileri, sabırla, anlayacağım dilde, zihnime değil, ruhuma seslenerek anlattı, öğretti bana. Ayşegül bizim içimizdekine, bildiğimiz ama unuttuğumuz her şeyi aydınlatan bir deniz feneri gibi bu yolculukta, gitmekte olduğumuz yolda önümüzü görmemizi sağlayan, yolumuza ışık tutan... İçini görünce, önünü de görüyorsun zaten. 

 

Ben ruhumun varlığını, Ayşegül ona dokununca farkettim. Zihnimden ibaret olmadığımı, o zaman öğrendim. Hiçbir şey söylemesem bile beni anladığını, ben aksini söylesem bile içimden geçeni bildiğini deneyimledim. Aslında böyle ikna oldum zaman içerisinde her şeyin bizim bir parçamız, bizim bir yaratımımız olduğuna. Ayşegül, en sevdiğim parçalarımdan, yaratımlarımdan biri.

 

Farkındalık seansları, insanın kendine bir yolculuk ve bir yere varmak gerekmiyor, bir şey başarmak gerekmiyor. Yolculuk kolay demiyorum ama bu yolculuğa çıkmamak, bu farkındalığı yaşamamak daha zor. İki türlüsünü de deneyimlemiş biri olarak ancak bunu söyleyebilirim. Ve tek bir şey daha söylemem gerekirse bu yolculuk ile ilgili, rehberim canım Ayşegül olduğu için minnet duyuyorum. Elini uzatıp benimle birlikte yürüdüğü için, yanımda olduğunu, beni anladığını, bildiğini hissettirdiği için, ruhumla beni tanıştırdığı, bildiklerimi bana hatırlattığı için ve her şeyden önemlisi, ne arıyor olursam olayım, bunu içimde aramam gerektiğini bana öğrettiği için iyi ki var canım Ayşegül’üm. 

 

 

Sevgiyle, 

 

İpek Ö.

Ben hep kendinden kaçan, kendinden uzakta duran bir insandım. Tam bundan yorulduğumu farkettiğim zamanlarda Ayşegül ile yollarımız kesişti. İnsanın kendisinden kaçarken, bir anda kendisine dönmesi, bu yola girmesi çok zormuş. Ayşegül, bu yoluma ışık tutan, bana beni hatırlatan bir ruh. Ayşegül’le farkındalık seanslarına başlamak, kendim için attığım en büyük adım. Bunu, seanslarımızın birinde kendisine teşekkür ettiğimde, sıcacık bir şekilde gülümseyip, kendini buraya getirdiğin için sen kendine teşekkür et diyerek farketmemi sağlamış, aslında çok uzun zamandır etmediğim teşekkürü, tam da ihtiyacım olan anda bana hatırlatmıştı. Bana anda kalmayı öğreten,
beni merkezime döndüren, akışa güvenmemi ve en önemlisi de geçmişimi affetmemi sağlayan yine canım Ayşegül’dür. Bir yıldır Ayşegül ile seanslarımıza devam ediyoruz ve şimdi dönüp baktığımda ne kadar yol katettiğimi görebiliyor, kendimi takdir edebiliyorsam bu da Ayşegül sayesindedir. Çok güvendiğim spiritüel rehberim, birtanecik yoga hocam, arkadaşım. İyi ki varsın güzel ruh.

 

Melis Ç.

Merhaba guzel Aysegul,
Reiki seanslarımız bitiminde kendimi çok daha uyumlu, konuştuğumuz değer, sevilme konularında farkındalık yaratmış olarak hissediyorum. Başlama zamanında sana da bahsetmiştim, endişeli kaybolmuş gibiydim. Şimdi çok daha güçlü, desteklenmiş, bütün hissediyorum. Sesinin tonu, her zaman doğru ve saf anlatımın, aydınlanma yolundaki rehberliğin gerçekten paha biçilemez.. Çok teşekkür ederim. İyi ki varsın, iyi ki tanışmışız, iyi ki seni var etmişim.

 

Ayşe Ç.

Bu yazımı yazarken Reiki seansımın üstünden 4.günüm.
Seanslara başlamaya karar verdiğimde henüz seansın ana konusu olacak olan bastırdığım duygularımı, olayları tetikleyecek durumu bile yaşamamıştım ama çok eş zamanlı olarak yaşadım ve bu eş zamanlılık çok anlamlıydı bu süreçte reiki ile ilerlediğim için çok mutlu oldum. Reiki sonrası ses kayıtları ile yüzleşmeye halletmeye derinlerden çıkarmaya hazır olduğum ama tek başıma yapamamış olduğum şeyleri duymak çok güzel, hem destekleyici hemde o noktaları bulmama yardım etti. Çünkü insan ya unutabiliyor yada önemsemiyor etkilenmediğini sanıyor fakat reiki hatırlatıyor işaret ediyor. Kendime bu alanı, bu seanları yarattığım için çok mutluyum. Artık hep desteklendiğimi hissediyorum, hayata karşı güven içerisindeyim, hayatı daha rahat yaşıyorum, kendime hayata ve insanlara, olan olaylara karşı kabul, anlayış ve sevgi içerisindeyim, mutluyum. Meditasyonlardaki görülerimin görüntüleri daha net ve gerçekçi, özümle iletişimim daha kuvvetli.

 

Ayşenur İ.

Geçen yazdan beri katıldığım Luna Çemberleri, her ayın en heyecanla beklediğim günleridir benim için. Hatta eşim bile farketmiş bu durumu, bana akşama çember olan günlerde çok mutlu ve heyecanlı gözüktüğümü söylemişti. Heyecanımın dışarıya o kadar yansıdığının farkında bile değildim :) Ama nasıl heyecanla beklemem ki!! Hatice’min astrolojik açıklamaları, Ayşegül’ün çemberlerde anlattığı konular,  yaptırdığı meditasyonlar, sohbetlerimiz. Hepsi sanki hep tam olması gereken zamanda oluyor. Her bilgi tam gelmesi gereken zamanda geliyor. Her konu, her meditasyon, her sunum cuk diye oturuyor tam yerine. Ve ben her çembere içimi dolduran “işte tam şimdi, şu anda tam olarak olman gereken yerdesin” hissiyle katılıyorum ki bu muhteşem bir deneyim.
Katıldığım ilk çemberde (aynı zamanda hayatımda da ilk katıldığım çember) bütün gerginliğime ve insanlarla arama koymaya alıştığım mesafeme rağmen çemberdeki diğer kişilerin samimiyeti sıcaklığıyla birlikte bende bariyerlerimi indirmeye ve kendimi, kalbimi açmaya başladım. İyi ki de açmışım. Ben kendimi açtıkça benim için güvenli alana dönüştü çemberler, yargılanma endişesinin olmadığı, kendimi dilediğim gibi ifade edebildiğim içten ve samimi, sıcacık, sevgi dolu bir alan. Çemberde tanıdığım her bir ruhu o kadar çok seviyorum ki! O kadar güzel insanlarla tanıştım ki çemberler sayesinde, minnettarım bunun için!! Sanki aile gibi olduk hepimiz, Luna ailesi. Her çemberde gideniyle, yeni katılanıyla, gidip tekrardan geleniyle, hiç gitmeyip hep katılanıyla birlikte ve en önemlisi her yeni gelenin aynı sıcaklık ve samimiyetle kucaklandığı kocaman bir aile. İyi ki Luna!

 

Yasemin S.

Seninle ilk bireysel seanslarımıza geçen sonbaharda 10 seanslık Reiki ile başladık. Ardından da farkındalık seanslarıyla devam ettik hala da devam ediyoruz. O sırada benim için çok zorlayıcı ve karanlık bir dönemden geçiyordum ve 10 günlük süreç tahmin edebileceğimin çok ötesinde bir dönüşüm başlattı bende. Yavaş yavaş kendi kendimi düğümlediğim şeyleri fark etmeye, bırakmaya, dönüştürmeye başladım. Kırgınlıklarım, hayal kırıklıklarım, korkularım, affedemediğim, öfke duyduğum ne varsa sırasıyla yüzeye çıkmaya ve sonrasında da zamanı gelince çözülüp gitmeye başladılar. Her şeyin bir zamanı olduğunu ve hiçbir zaman zamanından önce gerçekleşmediğini farkettim.  Yüklerim, kendime yük ettiklerim birer birer dağılıp gitti böylece. Kafamdaki kalıplardan, şartlanmışlıklardan, koşullanmalardan özgürleştikçe bir kuş gibi hafiflediğimi hissettim her seansla. Hafifledikçe sevgi doldum her şeye ve herkese karşı ve sevgi doldukça daha da hafifledim. Ben kendimi unutmuştum sanki, yolda bir yerlerde  kaybetmiştim de sen bana kim olduğumu hatırlattın tekrardan ve gerçek ben ile buluşmamı sağladın. Bir keresinde bir konuşmamızda tohum karanlıkta büyür demiştin. Tam olarak öyle oldu sanki benim için. Ben o karanlığın içindeydim ve senin de yardımınla yavaş yavaş filizlendim toprağı, karanlığı adım adım deldim ve güneşe doğru yapraklarımı ve çiçeklerimi açmaya başladım. Sanki bütün o içinden çıkmakta zorlandığım ve bana acı çektiren durumlar ve o “karanlık dönem” benim bugün olduğum kişiye evrilebilmem içindi. Her şey her zaman tam olarak olması gerektiği gibi; kusursuz ve muhteşem, yaşarken öyle algılamasak bile! Karşıma o zor dönemimde çıkmış olman bile bu mükemmel işleyişin kanıtı niteliğinde sanki. Seans seans elimden tuttun bana kendimi gösterdin, kimi zaman gölgelerime getirdin dikkatimi korkularımla dirençlerimle, egomla yüzleştirdin, kimi zaman da içimdeki ışığı fark etmemi sağladın ve adım adım yol boyunca aydınlığa doğru eşlik ettin bana. Hayır aslında aydınlığa değil kendime doğruydu yol ama ben kendime doğru yol aldıkça karanlıkta olduğunu zannettiğim yerler de parlamaya ışımaya başladı. Karanlık da değildi aslında ışık hep oradaydı sadece gölgelere odaklanıp ışığı görmemeyi seçen bendim. Terk ettiğim her bir parçamı tek tek topladıkça, minik minik ama sağlam ve zamanında gelen adımlarla kendime, özüme doğru yol alıyorum senin rehberliğinde;  varoluşa evrene olan güvenim giderek derinleşirken içimde, dönüşüyorum ve bu dönüşümü ve her an dönüşen kendimi sevgiyle kucaklıyorum artık akışa direnmek yerine.
İçimdeki ışığı farketme ve kendi özümle yeniden kavuşma yolumda bana rehber olduğun ve olmaya devam ettiğin için teşekkür ederim! İyi ki varsın güzel ruh! 

 

Yasemin S.